
2022 yılının en büyük 10 riskini ele alan TIME editörleri iklim krizine istinaden; “çevre için iki ileri bir geri adım” nitelendirmesinde bulundu. Çünkü; nüfus arttıkça, bir kişinin diğeri üzerindeki etkisi de kuvvetlenir. Ortak sorumluluklarımızın olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Lakin ortak bilinç ile aynı sorumluluklarımızı yerine getirmiyoruz. Doğayı limitsiz sandık ama yaptıklarımızın tahmin etmediğimiz sonuçlarının en ağırı çevresel tahribat oldu. Mallara artan talep ile daha gelişmiş, yaygın teknoloji ekonomik büyümeyi sürdürebilmek için daha fazla doğal kaynak tüketimine yol açtı ve bu da toprağa zarar verip doğal ekosistemleri bozdu. Sonucunda ise eşitsizlikler, ölümcül hastalıklar, nüfus ve toplumsal karışıklık arttı. Çekinmeden kalbine neşter vurduğumuz doğanın şimdi de tedavisine yanaşmayıp, doyumsuzluğun ruhlarda açtığı kara deliklerde kayboluş halindeyiz. Dünya nüfusu artmaya devam ederse, ki artacak, iklim krizinde daha kötüyü görmeden şu anda müdahale şart. Yaptıklarımız ya da yapamadıklarımız yeryüzünde kolektif geleceğimizin kaderini belirleyecek.
10 sayfalık açık bir mektup yazarak hem siyasilere hem de şirketlere uyarıcı bir etkide bulunmaya çalıştık, akabinde ise her iki taraftan da çok değerli geri dönütler aldık. Bununla da yetinmeyip araştırmalarımıza devam ederek, somut olarak 7 adet eylem planı çıkarımında bulunduk ve bunları maddeler halinde sizlerle de aşağıda paylaşıyoruz. İçinde yaşadığımız ekosistem değerlerinin farkında ve bu değerlerin bilincinde bir kurum olarak kendimize sorumluluk addettiğimiz için bu raporu tarafınıza sunuyoruz.
Hükümet ve belediyeler ülkemiz içerisindeki bütün zorlukları üstlenirken, zamanımızın en büyük sorunu olan iklim krizi konusunda cesur adımlar atmaya öncelik vermelidirler. Özellikle hükümet, karbon kirliliğini azaltmak ve vilayetleri temiz enerji yoluna koymak için geniş bir güce sahiptir.
İklim emisyonlarını azaltmak, dayanıklı ve demokratik politikalar oluşturmak için mevzuat gereklidir. Hükümet, iklim hedefleri belirleyerek devlet kurumlarının kural koyma ve operasyonlarına rehberlik edebilir, yeni yasaları teşvik edebilir. Gerekli öngörüldüğü takdirde, yürütme emirleri, geniş kapsamlı sonuçları olan politika değişimleri serbest bırakılabilir. Mevzuat, ayrıca hedeflere ulaşmak için yaptırım mekanizmaları oluşturabilir ve gerçek iklim ilerlemesini sağlamak için uygun kaynakları sağlayabilir. Somut, bilime dayalı hedefler belirlemeliyiz. Emisyon azaltma için zaman çizelgeleri oluşturulmalı üstelik bunlar, küresel ısınmanın en kötü etkilerini önlemek için gerekli gördüğü şeyleri yansıtmalı ve iklim emisyonlarını azaltmak için daha geniş devlet çabalarıyla uyumlu olmalıdır.
Hedefler, ayrıca tüm küresel ısınma kirleticilerini, ekonominin tüm sektörlerini ve uygun olduğunda fosil yakıt ihracatını da hesaba katmalıdır. Bütün kurum ve kuruluşlara eylem için zaman çizelgeleri verilmeli ve takip edilmesinin sağlanması gerekli. Kaynakların politikaya uymasına özen göstermeliyiz. Devlet, yaptığı politikaların gerçekleştirilmesine yönelik mali ve personel kaynaklarını tahsis etmek için yetkilerini kullanmalıdır. Eylemin duyurulması ve halkın harekete geçirilmesi gerekir. Küresel ısınmanın en kötü etkilerinin önlenmesi ancak halkın ve seçmenlerin desteği ile mümkün olacaktır. Yeni eylemler, iklim çözümleri hakkında bilgi paylaşmak ve halkı gelecekteki çabalara katılmak ve desteklemek için motive etmek için bir fırsattır. Bunun için sinema, film ve dizi çekimleri gösterime sokulmalıdır. Bu konuda devlet ya da özel fon destekli çekimlerin önü açılmalıdır. Etkileşimin kolay olduğu bu zamanın teknoloji nimetlerinden yararlanabilir, iklim aktivizm grupları oluşturarak ülke çapına yayabiliriz.
2018’de Jair Bolsonoro, yağmur ormanlarını kalkınmaya, yani ormansızlaştırmaya açacağını vaat ederek Brezilya Devlet Başkanı seçildi. Geçtiğimiz 2021 yılında ise Jair Bolsonaro hakkında Amazon Ormanları’nın yok edilmesinde rol oynadığı iddiasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (ICC) “insanlığa karşı suç” işlemekten dava açıldı. Dolayısı ile kitlelerin bilinçlendirilmesi, ulusların kendi kaderini hatta dünyanın kaderini yönlendirme noktasında çok büyük önem arz ediyor.
Unutmamak gerekir ki; çoğunluğun gücü, doğru istikamete kanalize edildiğinde sonuç geliştirici ve yapıcı olur.
Bu raporun nihai temeli olan 7 adet eylem planı, şu anda ülkemizde gerçekleştirilebilir ve bu da küresel ısınmaya karşı mücadelede farklar yaratır.
Eylemler belli kategorilere ayrılarak karakterize edilebilir. Bunlar ise; hedeflerin belirlenmesi, örnek liderlik, temiz enerji politikası belirleme, fosil yakıtların üretiminin sınırlandırılması, bölgesel iklim anlaşmalarının oluşturulması vb.dir.
Maddeler halinde derinlik katacak olursak eğer,
1 – Bölgelerimiz ve vilayetlerimiz çapında bir emisyon azaltma hedefi belirleme
Vilayet çapında emisyonları azaltma hedefi daha temiz enerji ve daha düşük karbon emisyonlarının geleceğine doğru yönlendirilmemize yardımcı olabilir. Etkin yürütme emirleri yasama eylemi için bir katalizör görevi üstlenebilir. Emisyon hedefleri, halkı organize etmek ve iklim değişikliği tehdidi konusunda farkındalığı arttırmak için güçlü araçlar olabilir. Ekonomi noktasında bir hedefin gerçekleştirilebilmesi için ayrıntılı planlar, stratejiler ve teknolojiye özgü hedeflerle direktiflerin ne kararlılıkla verildiği de önemlidir ki, kurum ve kuruluşlar o denli süratte çalışmalara başlayabilsinler. Direktifler ve çalışmalar ile bunların neticeleri gelecekteki yasama veya kural koyma çabalarında bilgilendirici rol oynayacaklar.
Hükümetin başarmak için çaba göstermesi, proaktif davranması kurum ve kuruluşları da cesaretlendirecektir. Devletin bütün kurumlarında temiz enerji kaynaklarının kullanımının sağlanması, ülke geneline de bunun yayılması için teşvik politikalarının oluşturulması elzemdir. Devlete ait araç alım, kiralamalarında sıfır emisyonlu araçların tercih edilmesi ve devlete ait binalarda işlevselliğe önem verilerek metrekare başına hesaplamaların yapılarak inşa edilmeleri gerekir. Elektrikli araçları devreye sokmanın ve bunun için de elektrikli araç şarj koridorları oluşturulması için kentsel dönüşüm planlarının revize edilerek geleceğe yönelik daha sağlam temellere oturtulması gereklidir. Karbon nötrlüğü hedefi doğrultusunda oluşturulan politikaların ise hem hava kalitesini iyileştirmeye yönelik hem de özellikle düşük gelirli ve dezavantajlı topluluklar olmak üzere kentsel ve kırsal toplulukların sağlık ve ekonomik direncini destekleme çalışması gerekir.
2 – Temiz enerji ve enerji azaltma hedefleri belirleme
Küresel ısınmanın en kötü etkilerini önlemek için fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılması gerekiyor. Büyük vilayetler için nüfus kalabalığı etkenliğinden biraz daha zorlayıcı olabilir ancak diğer vilayetler, bütün kesimleriyle bir araya gelip neredeyse tamamen temiz enerjiyle kendilerini güçlendirebilecekleri değişim dönüşümle geleceğe taşıyabilirler. Temiz enerji hedefi belirlemek iyi bir başlangıç olabilir. Temiz enerji hedefleri ya belli bir teknolojinin yaygınlaştırılmasına yönelik hedefler aracılığıyla ya da bir takım temiz enerji teknolojisi etrafındaki çabaları koordine etmek için daha geniş hedefler aracılığıyla temiz enerji geleceğine giden bir yol haritası çizmeye yardımcı olabilir. Bilhassa devletin ön ayak olmasıyla hem ekonomi çapında hem de teknolojiye özgü temiz enerji hedefleri doğrultusunda 50 yıl sonrasına kadar %100 temiz elektriğe giden bir yolun kilometre taşları için Enerji Dönüşüm Planı oluşturulabilir. Devletin kaynaklarını doğru kanalize etmemiz durumunda imkansızı mümkün kılabiliriz.
ABD Başkanı Biden pasifikte offshore rüzgar enerji santrali kuracaklarını ve bunun 1.6 milyon konutun elektrik ihtiyacını sağlayacağını duyurdu. Bizim de offshore noktalarda yani açık denizlerde yapabileceğimizin yanı sıra ülkemizin üç tarafının denizlerle çevrili olmasının öncelikli olarak değerlendirilmesine çalışılmalıdır, akabinde çalışmalar alan bünyesinde genişletilebilmelidir. Rüzgar çiftlikleri kurma girişimlerine başlayan New Jersey ise başka bir örnek. Enerji kullanımını azaltmaya yönelik hedefler, küresel ısınma emisyonlarını azaltmanın en ucuz ve en kolay yollarından biri olan enerji verimliliği ve tasarrufuna yönelik devlet çabalarına rehberlik edebilir. Günümüzde birçok enerji verimliliği çözümü mevcuttur ve hızla devreye alınabilir. İyileştirilmiş verimlilik, gelecekte yenilenebilirliğe ulaşmayı da kolaylaştırır. Yasama organları, enerji verimliliği kaynak standardı gibi politikalar oluşturarak enerji azaltma hedeflerine kanunun gücünü verebilir; bu da genellikle kamu hizmetlerinin müşteri odaklı verimlilik programları aracılığıyla enerji tasarrufu hedeflerine ulaşmasını gerektirir.
3 – Elektrikli araç kullanımının benimsetilmesi ve kullanım hedeflerini belirleme
İsviçre hava kalitesi teknolojisi şirketi IQAir AirVisual sitesinde “Air quality in Turkey” (Türkiye’de hava kalitesi) bölümünde Türkiye’deki hava kirliliğinin başlıca nedenleri olarak; dizel veya kurşunlu yakıtlarla çalışan eski ve modası geçmiş araçların yanı sıra büyük kamyonlar ve otobüsler gibi ağır hizmet taşıtlarından gelen ve çoğu zaman büyük ölçüde katkıda bulunabilen araç emisyonları ve dumanlarını gösteriyor. Ayrıca araç kirliliği, görsel düzeyde bile, ardından büyük miktarda zararlı kara bulutlar oluşturduğunu belirtiyor. Binek otomobiller ve kamyonlar, ulaşım emisyonlarının en büyük kaynağıdır ve küresel ısınmanın büyük ölçekte sebepleridir. Elektrikli araçların benimsenmesi, araç emisyonlarını azaltmak için etkili bir yoldur.
Elektrikli araçlar, gaz ve dizelle çalışan araçlardan çok daha temiz ve verimlidir. Özellikle de yenilenebilir enerjiyle çalıştırılıyorsa neredeyse emisyonsuz bir ulaşım şeklidir. Büyük vilayetlerde şarj etme koridorları oluşturulabilir ancak diğer vilayetler evlerin inşa planlamalarına ev şarj alt yapısı kurabilirler. Ancak bunun için de devletin teşvik politikaları, yardımları, kolektif süreç önem arz etmekte. Bütün otobüslerin, kamyonların, yük araçlarının elektrikli araçlarla değişimi gereklidir özellikle devletin kendi bünyesindeki taşımacılıklarda bunu ivedilikle uygulamaya geçirmesi gerek. Eski araçların ise elektrikli araçlarla değiştirilmesinde teşvik edici vergilendirmeler, teşvikler uygulanmalıdır. Devletin kurum ve kuruluşlarının bütün araç filolarını elektrikli araçlara dönüştürmesi aslında bir yarar sağlayacaktır. Bu yarar ise yalnızca emisyonları azaltmakla kalmayacak, aynı zamanda elektrikli araç pazarını da ileriye taşıyacaktır. Hem çevre kazanacak hem de ekonomi.
Devletin filolarını elektrikli araçlara çevirip kullanımını arttırması; elektrikli araç şarj altyapısı pazarını büyüterek hem özel sektör hem de kamu sektörü için şarj istasyonlarına yatırım yapmaları için teşvik oluşturur. Elektrikli orta ve ağır hizmet araçları için canlı bir pazar oluşturmaya yardımcı olur.
David Wallace-Wells kaleme aldığı “Yaşanmaz Bir Dünya” kitabında değindiği üzere; çatışma, siyaset ve ekonomi, üçü de hızla değişen iklimimizin yarattığı koşulların hükmü altında. Bu çoklu korelasyonu iyice kurmamız gerekiyor. Elektrikli araçların şarj edilmesi ve bakımının benzinli ve dizel motorlu araçlara göre daha ucuz olması nedeniyle araç kullanım ömrü boyunca tasarruf sağlayabilir. Okul araçlarının da elektrikli araçlara dönüşümü daha sağlıklı olacaktır, hem iklim açısından hem de çocukların sağlığı açısından malum egzoza maruz kalmayacaklar ve solunum yolu hastalıkları, kanser vb. yaşamayacaklar.
4 – Atık azaltma hedefi belirleme ve geri dönüşümün arttırılması
Atıkları azaltmak, iklim emisyonlarını azaltmak için önemli bir araçtır. Örnek vermek gerekirse ABD çevre koruma ajansı EPA, düzenli depolama alanlarının ABD’nin insan kaynaklı metan emisyonlarının üçüncü en büyük kaynağı olduğunu ve karbondioksitten birçok kat daha güçlü bir küresel ısınma kirleticisi olduğunu ifade ediyor. Endonezya’da ise “Endonezya’daki çöp dağları küresel ısınmayı tetikliyor” başlıklı haberde; ülkedeki çöp dağlarının küresel ısınma açısından her geçen gün ciddi tehdit olduğunu, yakılan çöplerin havaya yaydığı metan gazının ise karbondioksitten 34 misli daha fazla sera gazı yarattığını belirtiyor. Daha önce dünyadaki plastik çöplerin yarısını toplayıp işleyen Çin’in bu uygulamayı iptal etmesinden sonra ABD, Avustralya ile Avrupalı ülkeler çöplerini boşaltmak için Asya’da başka ülke aramalarına koyuldu. Greenpeace.org sayfasındaki bilgilere göre ise ülkemizin plastik atık ithalatı son 16 yılda 196 kat arttı ve böylelikle 2020 yılında da Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülke olduk. Yakma işlemleri, insan sağlığına doğrudan zararlı olan diğer kirlilik biçimleriyle birlikte küresel ısınma kirliliği yayar.
Ayrıca tavsiye edebileceğim kitaplardan da olan “Sıfır Atık İçin 101 Yol” kitabında; karbon ayak izini düşürme, istatistik verileri sunarak çözümler geliştirme yoluna giden Kathryn Kellogg yapılması gerekilen değerli bilgiler sunuyor. Plastik kullanımı konusuna da değinen yazar, dünya çapında üretilen plastiklerin sadece yüzde 9’unun geri dönüştürüldüğünü ifade ediyor. Bundan ötürü plastiğe olan bağımlılığımızı azaltmalı ve plastiklerin yerine tekrar kullanılabilenleri koymalıyız.
Geri dönüştürülmüş malzemeden alüminyum yapmak, hammaddeden alüminyum yapmaktan %95 daha az enerji kullanır. Geri dönüşüm karbon ayak izini düşürmenin en iyi yoludur. Atık azaltma hedefi, devletin geri dönüşümü artırmaktan ambalajı azaltmaya ve kompostlama programlarını başlatmaya kadar çok çeşitli atık azaltma çabalarını koordine etmesine yardımcı olabilir. Yasalar konulup, kolayca geri dönüştürülemeyen (plastik poşetler gibi) tek kullanımlık ürünler kısıtlanabilir böylece. Bu durum gelecekte yasal çabalara rehberlik etmek için kullanılabilir. Geri dönüşümün kural haline getirilmesi ve kolayca geri dönüştürülemeyen şeylerin kısıtlanması beraberinde üreticilerin emisyonları azaltan uygulamaları benimsemeye yönlendirme kazanımı sağlar. Önlemler alarak örnekler sergilemek, anında emisyon azalımı için fırsatlar yaratır, yenilikçi işletmeleri destekler ve kamuya, işletmelere, yerel yönetimlere emisyon azaltma potansiyelini gösterir.
Büyük vilayetler büyük miktarlarda mal tüketir. Bu durumda düzenli depolama alanlarına gönderilen atıkların azaltılması ve geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılan ürünlerin tedarik edilmesi vilayet yönetiminin iklim üzerindeki etkisini azaltabilir. Tüketim alışkanlıklarında birtakım değişiklikler ile israf azaltılırsa etkisi büyük olur; ürünleri toplu olarak satın almak, kağıt belgeleri elektronik olarak kullanılabilir hale getirmek, karton taşıma kutularını yeniden kullanmak, ofis mobilyalarını ve malzemelerini yeniden kullanmak ve dayanıklı yemek gereçleri kullanmak vb.
Devlet mümkün olduğunca çevresel olarak, tercih edilebilir ürünler tedarik etmeyi politika haline getirebilir. Bu tür ürünler, geri dönüştürülmüş malzeme içeren, enerji yada su tasarrufu sağlayan veya atığı en aza indirenleri içerir.
5 – Enerji kullanımını azaltmak ve temiz enerji kurmak için doğrudan yönetim
Her bir vilayetimizin verileri istatistik analizleriyle ortaya konularak üretebileceği maksimum temiz enerji miktarı ortaya konulmalıdır. Devlet, bakanlık ve iller bazında yönetimler oluşturarak süreci hızlandırabilir. Her vilayette verimliliğinin arttırılması halinde devlet binalarında hızlı adaptasyon sağlanmalı ve akabinde de yerleşim birimlerine uyarlama sürecine girilmeli. Vilayetlerimizin yarısından çoğunda güneş panelleri ve elektrikli araç şarj cihazları gibi temiz enerji teknolojilerini kurmak için geniş arazilere sahibiz. Bölgeler bazında devletin proaktif liderliğinde, özel sektöründe katılımlarıyla her bölgenin vilayetleri için detaylı, geliştirici, çözümleyici projeler yaratılması elzem. Vilayetler bünyesinde enerji kaynakları dairesi kurulabilir ve bu daire bünyesinde enerji tüketimini ve sera gazı emisyonlarını azaltmak için devlet kurumlarındaki çabaları denetlemek, koordine etmek noktasında örnek çalışma programları oluşturulmalı. Bu çabalar, devlet kurumlarının enerji tüketimini yıldan yıla düşürür ve en önemlisi de finansman %100 yenilenebilir enerji ile dönüşüm hedeflerine yönelik çalışabilir.
6 – İnşa edilmiş, edilecek her şeyin enerji kodunu yeniden belirlemeli, yeniden yazmalıyız
Binaların enerji kullanımının verimliliğini artırmaya yönelik politika değişikliklerinin, genel devlet enerji kullanımı ve emisyonları üzerinde muazzam bir etkisi olabilir. Binalar güneş panelleri ve ev şarj istasyonları da dahil olmak üzere temiz enerji teknolojilerine ev sahipliği yapabilir. Bina enerji kullanımını azaltmanın ve temiz enerji teknolojisi kurulumunu artırmanın bir yolu, bina enerji yönetmeliklerini değiştirmektir. Bina enerji yönetmelikleri, bir binanın pencereler, kapılar, yalıtım ve kanal sistemleri gibi enerji kullanımını etkileyen unsurları için minimum standartlar belirler ve güneş panellerinin kurulumunu destekleyen bina tasarımları gerektirebilir. Bu tür iyileştirmelerin çoğu, binaların ve kurulu ekipmanın uzun ömürlü olması nedeniyle, enerji kullanımında yıllar veya on yıllar boyunca azalma sağlayacaktır. Binalarımızı veya evlerimizi ileriye hazır bir şekilde inşa etmek dolayısı ile diğer bir anlamda kodlarında değişiklik yapmalıyız.
7 – Bölgesel ve uluslararası iklim girişimleri konusunda işbirliklerin kurulması
Ülkemizde bölgeler arasında ve vilayetler arasında her açıdan serbest bir dayanışma akışı sağlanacak ki, hem toplumsal reflekslerle hem de kurulabilir olarak bahsettiğim enerji kaynakları daireleri kurulması halinde hızlı yol alınabilsin. Ancak küresel ölçekte de yardımlaşma ve dayanışma önemlidir. Coğrafyamızda da ortaklıklar kurarak küresel ısınma kirliliğini azaltmak için bölge çapında eylemi ilerletebilir ve iklim ilerlemesini sağlamak için geniş bir kaynak seti karşılıklı olarak sağlanabilir. Planlamalar oluşturulabilir ve bunun içerisinde iklim biliminden elde edilen bulgularla politikayı bilgilendirmek ardında da sera gazı azalımı için 2050 hedeflerinin ilerleme kaydetmesi için ilgili kurumlarımız ve yetkililerimiz birlikte çalışmaya yönlendirilebilir. İklim krizi ile ilgili uluslararası ölçekte çalışmalar aynı zamanda büyük bir yeşil sanayi ekonomisi oluşturdu, oluşturmaya da devam ediyor.
2018 Nobel Ekonomi Ödüllü William Nordhaus kaleme aldığı “İklim Kumarı” kitabında iklimin risklerini ekonomik ve sosyolojik açıdan ele alarak dikkate alınması gereken değerlendirmelerde bulunuyor. İzlenecek yolun paraya, sonuç odaklı analizlere, siyasi eylem kuruluşlarına ve destekçi gruplara bağlı olduğunu belirten yazar, iklim değişikliğinin artık sadece jeofizik ve ekoloji alanının konusu olmaktan çıktığını belirtiyor. Nedeni ise, aynı zamanda bir iktisat ve politika konusu haline gelmiş olması. Küresel anlamda yeşil sanayi devriminin geliştirici iş ortaklıklarından, üretici misyon görevleri üstlenmeye kadar andan kopmadan bugünü yarınlara güçlü ama daha yeşil bir şekilde geleceğe taşımalıyız. Bu devrimin sonradan takipçisi değil, parçası olmalıyız.
Sonuç olarak, iklim krizi çalışmaları küresel bir yapbozdur. Her ülke bu yapbozun bir parçası ve yapboz ise dünyamız. İklim krizi noktasında sorumluluklarımızı yerine getirmek hem ahlaki değerlerimiz hem de yaşamımızın sürdürülebilirliği açısından esneklik kaldıramayacaktır. Yaşadığımız gezegen iklim konusunda geri dönülemez noktalara hızla ilerlerken, ekonomik göstergeler ciddi anlamda sıkıntılı zamanlarda olduğumuzu belirtirken, tedirginlik ve tasalanmak yerine geleceği tasarlamamız daha iyi olmaz mı? Zaman gerçekleri değiştirmez.
7 madde belirttiğimiz bu raporun iklim krizi konusunda verilen mücadeleye bir omuz olması temennisi ile.



